Web 2.0 ve PR

www320.jpgMarketing Türkiye 15 temmuz sayısında kapak konusu “PR’da yeni trend” “Markalar, web 2.0 bilen PR ajansları arıyor” oldu. konuyla ilgili görüşlerimi başlıklar halinde özetlemeye çalıştım.

Kimi markalar için en etkili mecra İnternet
Vedea‘nın , PR ajansları ve firmaların PR departmanları için hazırladığı “PRyolu” PR Planlama raporlarından biliyorum.   Her markanın hedef kitlesi farklı olduğundan, hedef kitle medya alışkanlıkları da farklılık göstermektedir. Kimi hedef kitle için en etkili iletişimin alanı, saha çalışmalarıyla sınırlı kalırken başka bir marka için gazeteler, bir diğeri için dergiler en etkili mecra olabilmektedir. Günümüzde genç ve orta yaş eğitimli kesim, üst SES grupları özellikle teknoloji markaları hedef kitleleri için en önemli mecra İnternet olmaktadır ve her geçen gün İnternetin bütün markalar için medya olarak önemi biraz daha artmaktadır.
Web 2.0, medya tekellerini kırarak İnternetin medya olarak patlamasını sağladı

Okumaya devam et ‘Web 2.0 ve PR’

Cem İlhan ile Tribeca ve Halkla ilişkiler üzerine bir söyleşi

Tribeca’yı kurmaya nasıl karar verdiniz, kuruluş öykünüzü anlatır mısınız?

trb.jpg Tribeca İletişim Danışmanlık’ı, bundan 11 sene önce 3 Mart 1997’de kurduk. Kuruluş döneminde 5 ortaktık. Ama Türkiye’de ortaklıklar zor işler. Zaman içinde dostum, Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi ve Sabah Gazetesi köşe yazarı Soli Özel dışında diğer ortaklarımla yollarımız ayrıldı. Ben 1990’dan beri iletişim sektöründeyim. Bir dönem reklamcılık da yaptım; Tribeca’yı kurmadan önce Capitol Basın ve Halkla İlişkileri’in Genel Koordinatörüydüm. Daha çok da işin mutfağında çalışan bir kişiydim.

Okumaya devam et ‘Cem İlhan ile Tribeca ve Halkla ilişkiler üzerine bir söyleşi’

PRmetre ile ayın basın bülteni devam ediyor

aline-kapak97.jpgDaha önce Mediathink dergisinde her ay bir basın bülteninin etkinliği Vedea tarafından değerlendirilmekte idi. Derginin kapanmasının ardından ”PRmetre ile ayın basın bülteni” köşesi artık Activeline dergisinde yayımlanmaya başladı. Derginin bu sayısında A Yatırım’ın “Türkiye’nin borsastarı kim olacak?” basın bülteni inceleniyor. Bu ve daha önceki değerlendirmelere http://www.prnotu.com/ adresinden ulaşılabilir.

Basın bültenlerinin PRmetre ile değerlendirilmesini ve yayımlanmasını arzu eden PR ajansları ve kurumların PR departmanları Vedea‘ya başvurabilirler.

İtibarınızı sigorta ettirdiniz mi?

itibar.gifGünümüzde artık neredeyse her konuda bir sigorta aracı icat edilmiş durumda. Modern toplum olmanın bir sonucu olarak doğan bu araçlar, fiziksel varlıkları koruma ihtiyacını karşılamakta. Peki, bir kurumun ve/veya kurumun yöneticilerinin itibarları sigorta altına alınabiliyor mu? Almanın yolu var mı?

Elbette, itibarı sigortalamak mümkün değil, ancak kırılganlıkları azaltmanın binbir yolu var, işte bazıları: Kurumunuzun ve bireysel olarak yöneticilerin, topluma yararlı olmalarını sağlamak, bunu sadece gelip geçici bir heves değil, şirket politikası olarak sürekli ve sürdürülebilir hale getirmek; kurumun etik kodlarını belirlemek, bunları deklare etmek ve uygulamasını kontrol altına almak; kurum-kurum ve kurum-insan ilişkilerinde tutarlı ve politikadan uzak olmak.

Okumaya devam et ‘İtibarınızı sigorta ettirdiniz mi?’

Çalışanların sağlık ve güvenliğini geliştirmek Kurumsal Sosyal Sorumluluk mudur?

sakat.jpgTicari kurumlar ekonomik olarak karlı olamazlarsa varlıklarını sürdüremez ve sermaye sahiplerine karşı sorumluluğunu yerine getirememiş sayılırlar. Benzer biçimde kurumlar ilişkide olduğu tüm paydaşlarla sorumluk ilişkisi içindedirler. Farklı platformlardaki bu sorumluklar, çevresel kaynakların korunması, insan haklarının korunması, iş ahlakı ve etik kurallara uyum,  çalışanların hakları olarak çeşitlenir. Artık, işletmeler sadece ekonomik ve teknik kuruluşlar olarak tanımlanamamakta, sosyal olarak da tanımlanmakta, toplumun kendilerinden beklentileri boyutlandıkça topluma karşı üstlerine düşen sosyal sorumlulukları ister istemez yüklenmek veya gözden geçirmek durumunda da kalmaktadırlar. Kurumsal sosyal sorumluluk – KSS - bu yönüyle ele alındığında şirketin tüm stratejisine damgasını vurur, şirket işleyişinin, iş yapma anlayışının özünde yer alır, kalıcı ve devamlıdır dolayısıyla bir proje mantığı taşımaz.

Okumaya devam et ‘Çalışanların sağlık ve güvenliğini geliştirmek Kurumsal Sosyal Sorumluluk mudur?’

Kimleri tanıyorsunuz?

fihrist240.gifPR şirketlerinin yöneticilerinin potansiyel müşteri toplantılarında en sık duyduğu sorulardan biridir bu: “Kimleri tanıyorsunuz?” Daha doğrusu “Basından kimleri tanıyorsunuz?”…

Kurumsallaşma sürecini tamamlamış şirketlerin entellektüel düzeyi son derece yüksek yöneticilerinden dahi bu soruyu işitmeniz mümkün. Son derece profesyonel şartlarda gerçekleştirilen bir toplantıda, bilgi ve birikiminiz ile potansiyel müşteriyi iyiden iyiye etkilediğinizi zannettiğiniz bir anda bu soru karşılaşır, bildiklerinizi neden bildiğinizi düşünürsünüz.

Son derece “jan jan”lı hazırlanmış sunumların, üç satır bilgiye istinaden kalp çarpıntılarıyla geliştirdiğiniz iletişim önerilerinin, PR’ın ciddiyetini yansıtan prezentabl duruşunuzun, hepsinden öte onlarca yıl edindiğiniz tecrübenin anlamsızlaştığını görmek büyük bir sükut-u hayal değil mi?…

Okumaya devam et ‘Kimleri tanıyorsunuz?’

‘Boş küpe yapmayalım’ arkadaşlar!

boskupe1.gifTürkiye’nin son günlerdeki hareketli gündeminde iletişim sektöründen ne ses duyduğumuzu bir düşünmekte yarar var.
Ortalığı toz duman götürüyor; ne Reklamverenler Derneği’nden, Reklamcılar Derneği’nden bir haber var; ne TÜHİD’den, İDA’dan, Araştırmacılar Derneği’nden ne de Türkiye’nin geleceğine yönelik olup bitenden ilk aşamada etkilenecek olan iletişim sektörünün herhangi bir temsilcisinden…
Sonra da kalkıp, “Biz sivil toplum örgütüyüz! Baskı grubuyuz!” diye ‘pozisyon almaya’ çalışırlar…
Sanki bizim iletişim sektörü Türkiye’de yaşamıyormuş gibi… Tık yok…
Yargıtay Başsavcısı Anayasa Mahkemesi’ne Ak Parti’nin kapatılması için başvuruyor, tık yok… 83 yaşındaki İlhan Selçuk’u sabaha karşı gözaltına alıp saatlerce sorguluyorlar, yine tık yok…
YÖK konusu bizim STK’ları hiç ilgilendirmez… Başka STK’lar ilgilensin YÖK’le… Bizim iletişim fakülteleriyle ne ilişkimiz olabilir ki, değil mi? İletişim fakültesi mezunlarının sektördeki oranı %10’larda sürünüyormuş, eğitim kalitesi yeterli değilmiş; kime ne?

Okumaya devam et ‘‘Boş küpe yapmayalım’ arkadaşlar!’

Örgüt içi iletişim.

kurum_ici1.gifFranz M. BOGNER, Das Neue-PR Denken, Wien: Überreuter Verlag, 1990, s.129-139. Çeviren: Hasret Aktaş

İyi bir halkla ilişkiler çalışması evde başlar.
Amerikalı uzmanlar “PR begin at home” derler; bu görüşte de haklıdırlar. Firma çalışanları daima en önemli halkla ilişkiler unsurudur. Onlar ve aileleri birinci sıradaki “opinion leader”(kanaat lideri)dir, ayrıca fikirleri ve memnuniyetleri ile işletmenin imajını etkilerler. Her kim çalışanlarına ilişkin bilgilere, birlikte konuşmaya önem vermemişse; parasını avucunun içinden kaçırmış demektir. Zira bilgilendirilmiş çalışanlar daha iyi ve verimlidirler. Araştırmalar, bugün para ve materyale dayalı teşviğin, tezgahı başında çalışan insan için, patron ve çalışanlar arası sosyal tanınmadan, kendini gerçekleştirme ve ispattan, iş memnuniyeti ve güvenliğinden, saygıdan daha önemli olmadığını göstermiştir. Bu nedenle öğle paydosunun uzunluğu konusundaki tartışmaları lüzumsuz buluyorum. Her çeyrek saatte değişik çıkışların ve konuların olduğu ortamda öğle paydosu, işçileri motive etmek ve ilgilerini artırmak için personel şefi tarafından gözden çıkarılabilir. Memnun işçiler sadece gruplarını değil, tüm organizasyonu ve hatta fazlasını etkilerler. Bilgilendirme ve iletişim burada bunun için bir araçtır.

Okumaya devam et ‘Örgüt içi iletişim.’

Osmanlı’da halkla ilişkiler

osmanli.jpgTürkiye’de yazılmış halkla ilişkiler kitaplarının hemen hemen tümü halkla ilişkilerin tarihini Amerika Birleşik Devletleri’ndeki halkla ilişkiler uygulamalarının tarihi olarak alırlar. Ülkemizle ilgili tüm yazılanlar bir iki cümledir: “Kanuni halkı çok severdi, Fatih halkla sık sık bir araya gelirdi. II. Mahmut iyi bir halkla ilişkiler uzmanı idi ” gibi. Oysa durum Osmanlı’da çok farklıdır. Bugünkü anlamda halkla ilişkiler yoktur ama Osmanlı’nın kendine özgü halkla ilişkileri vardı. Biz bu yazıda bu konulara olabildiğince açıklık getirmeye çalışacağız. İlk defa kağıda dökülen Osmanlı’nın halkla ilişkileri kuşkusuz daha geniş ve ayrıntılı incelemelere gereksinme göstermektedir. Sınırlı Osmanlıca bilgimle ama konuyu biraz da yayarak, bu başlangıcı ben yapıyorum. Ama bu önemli konu, yetişecek iletişim tarihçileri tarafından ayrıntılı olarak incelenmeyi beklemektedir.

Makalenin tamamı için lütfen tıklayınız (pdf) 

Votkada elma farkı nasıl yaratıldı?

PRmetre ile ayın basın bülteni 3

Ayın Basın Bülteni : “Votkada ‘kırmızı elma’ farkı: Binboa Redapple”
Ürün: Binboa Redapple
Firma: Mey İçki
Ajans: Zarakol
Proje ekibi: Beyza Bürkev, Nur Daşar, Müge Bulca
Gönderim tarihi: 7 Ağustos 2007

binboa1.gif

Bu ay, Vedea Veri Değerlendirme ve Analiz şirketi danışmanları tarafından hazırlana “PRmetre ile ayın basın bülteni” köşemizde “Votkada ‘kırmızı elma’ farkı: Binboa Redapple” basın bülteni ve bu basın bülteninin medya yansımalarını inceleyeceğiz. İletişimini yaptığınız alan alkollü içki ise bazı medya kuruluşlarına bülten göndermenize bile gerek yoktur. Basın bülteninizin bu yayınlarda yayınlanma şansı yoktur. Bu nedenle bülteninizi yayınlandığı yayın sayısı daha az olacaktır.
 Aslında zaten hedef kitlenizde bu yayınları okumayı tercih etmez. Örneğin Zaman gazetesinin bütün okurları arasında sadece % 6,58’i Alkol kullanmaktadır.

Okumaya devam et ‘Votkada elma farkı nasıl yaratıldı?’

Basın Yansımalarınızı ölçümlemek için yola çıktığımızda bizi bekleyen ölümcül tuzaklar

medyatakipuyuyor280.gifÖzenle, binbir emekle hazırladığınız PR  etkinliğiniz ve medya yansımalarını raporlayacaksınız,  ölçümleme programınız hangi tehditler altında?Ölümcül PR ölçümleme hataları ve bunlardan kurtulma yolları :

Yanlış ve eksik kupürler:
Son yıllarda OCR teknolojisinin medya takip firmaları tarafından giderek daha yaygın kullanılması ve okuyucu adı verilen kupür editörlerinin niteliklerinin beklenen düzeylerde olamaması nedeniyle, raporlarınızda yanlış kupürlerin yer alma olasılığı çok yükseldi. Örneğin banyo tekstil sektörünün kreatif markası Hamam’ın halkla ilişkileri ini yapıyorsanız medya takip firmasının size ilgisiz hamam haberleri göndermesine hazırlıklı olun. Yanlış, ilgisiz kupürlerin raporlarınızda yer alması, raporlarınızın güvenirliğini zedeler ve itibarınızı yok eder.

Okumaya devam et ‘Basın Yansımalarınızı ölçümlemek için yola çıktığımızda bizi bekleyen ölümcül tuzaklar’

Konkurdan konkura koşarken…

yaris.gifBu aralar sanırım bütün iletişim sektörü o konkurdan bu konkura koşturuyor; öte taraftan iki tane de önemli haber meslek gündemine düştü. Birincisi geçen haftanın başında 75 ekonomi muhabirinin bildirisi, diğeri sektörün öncü şirketlerinden Global Tanıtım’ın Yunanistan’lı bir şirketle birleşmesi …

Bence bu üç olgu genel olarak iletişim, özel olarak da basın ve halkla ilişkiler sektörünün, 2008 Ocak ayındaki resmini çok güzel tarif ediyor.

Neredeyiz. Ne yapıyoruz; nereye gidiyoruz ?

Okumaya devam et ‘Konkurdan konkura koşarken…’